Www.somuncubaba.net 2007 001 0075 Hutbeler

  • December 2019
  • PDF

This document was uploaded by user and they confirmed that they have the permission to share it. If you are author or own the copyright of this book, please report to us by using this DMCA report form. Report DMCA


Overview

Download & View Www.somuncubaba.net 2007 001 0075 Hutbeler as PDF for free.

More details

  • Words: 833
  • Pages: 2
Şeyh Hamid-i Veli Minberinden

Hutbeler

Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s)

Sağlığın Önemi

Yüzyirmidokuzuncu Hutbe “Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrâk ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır.” (En’âm, 104.)

Muhterem Cemâat-i Müslimîn! Bilmiş olunuz ki, saâdetin başı sağlıktır. Cihanda vücûd sağlığı kadar büyük bir nîmet yoktur. Vücûd sağlığı olmazsa, hiçbir şeyin tadı kalmaz. Bunun içindir ki, dünyada sıhhatinin bozulmasını isteyen bir kimse düşünülemez. Hepimiz hasta olmamayı isteriz. Lakin her nedense bir çoklarımız sıhhatin muhâfazası için lâzım olan tedbirlerin tatbikinde yine ağır davranır. Zararlı itiyâdların önüne geçemeyiz. Sıhhatimizi bozan şeylerden sakınmıyoruz. Onlara lâyık olduğu kadar ehemmiyet vermiyoruz. Hâlbûki vaktinde bu nîmetin kadri bilinmez, görünür görünmez düşmanlardan korunmazsa, insan sonunda pişman olur. Sıhhati korumak için her şeyden evvel hayâtın gözle görülmeyen müthiş düşman orduları tarafından ne sûretle tehdit edildiğini öğrenmek ve onlara karşı tedbir almak lâzımdır. Çünkü hastalığın da, sağlığın da hep sebepleri vardır. Bu dünya sebep dünyasıdır. Allah (c.c) her şeyi bir sebebe bağlamıştır. Hiçbir şey kendi kendine olmaz. İnsanlar için ilk vazîfe sıhhatinin bozulmamasına çalışmak ve herhangi bir sebeple bir hastalığa yakalanırsa hemen çaresine koşmaktır. Çünkü ölümden başka hangi hastalık olursa olsun, onun bir sebebi bir de ilacı vardır. Allah (c.c) her dert için bir ilaç yaratmış, hastalıktan kurtulmanın yollarını da bizlere göstermiştir. Hâlbûki biz insanlar kışın soğuğuna, yazın sıcağına, yırtıcı hayvanlara karşı hazırlık yaparız, müdafaada bulunuruz da gözümüzle görmediğimiz milyonlarca düşmana ehemmiyet vermeyiz. Şüphe yok ki üzerimize saldıran yırtıcı bir hayvana karşı hiçbir kuvvet sarf etmez, ona karşı durmazsak hayvan bizi parçalar ve öldürür. Böyle bir zamanda kendimizi nasıl korumağa çalışırsak bize hastalık aşılayan görünmez düşmanlara karşı, daha ziyâde uyanık bulunmak onlardan daha çok korunmak bir vazîfedir. Azîz Cemâat! Allahu Teâlâ hazretleri nasıl büyük büyük hayvanlar yaratmış ise, gözle görülmeyecek kadar küçük hayvanlar da yaratmıştır. İşte sârî ve bulaşıcı hastalıkların sebebi de mikrop denilen ve göz ile görülmeyen bu hayvancıklardır. Hurdebînsiz (mikroskopsuz) göremediğimiz, bu küçücük hayvanlar havada, suda, toprakta bol bol bulunurlar. Allah (c.c)’ın ne büyük kudret sahibi olduğunu düşününüz ki bir damla kanda bu hayvancıklardan yüzbinlercesini yaşatmakta ve barındırmaktadır. Hekimlerin mikrop dedikleri bunlardır. Bunların bazısı bize dosttur, fâidelidir. Bazısı da düşmandır.



Somuncu Baba

İşte kolera, verem, çiçek, kızamık, kızıl, kuşpalazı gibi bir çok bulaşıcı hastalıklar hep gözle görülmeyen bu zararlı kurtlarla gelmekte ve birinden öbürüne geçmektedir. Bunlar herhangi bir vasıta ile vücûda girer ve bedeni müsait bulursa hemen faaliyete geçerler ve tahribâta başlarlar. Vücûdumuzda hâsıl olan yara ve berelerin kolayca iyi olmaması ve bazen günden güne fenalaşması da hep bu mikropların yaptığı tahribâttandır. Bunların yaptıkları tahribât zehirli yılanların, yırtıcı hayvanların yaptıkları tahribâttan yüzbinlerce daha fazladır. Müslüman Kardeş! Bu düşmanlardan korunmak için, bunların nasıl, nerelerde başladıklarını öğrenmek lâzımdır. Çünkü bunların da kendilerine mahsûs yaşama ve üreme şartları vardır. Bunlar umumiyetle kirli, karanlık, pis ve kuytu yerlerden hoşlanırlar. Böyle yerlerde tenâsül eder ve az bir zamanda milyonlarca yumurta dökerler, yavru çıkarırlar, çoğaldıkça çoğalırlar. Mikropların girdikleri vücûtta hastalık tevlid edebilmeleri için bazı yardımcı sebepler de vardır. Her şeyden evvel onlara da çok dikkat etmek lâzımdır. Vücûdun herhangi bir sebeple zayıflaması, yorgun düşmesi aç kalması, üşümesi ve soğuk alması fazla me’yûs ve mükedder olması, evvelce geçirdiği birtakım hastalıklarla yıpranmış olması da yardımcı sebeplerdendir. Vücûtta bunlardan birinin bulunması mikropların yerleşmesine, çoğalmasına ve nihâyet vücûdu hastalandırmasına yardım eden sebeplerdendir. Yıpranmış, mukâvemeti azalmış vücutta ise çoğalır, faaliyete başlar. Mütehassıs doktorların beyânına göre; mikroplu ve bulaşık hastalıklar elliden ziyâdedir. Bunların en mühimleri şunlardır. Muhterem Müslümanlar! Havanın, suyun temizliğine dikkat etmek ne kadar lâzım ise, meyve salata gibi birçok ellerin yapıştığı toz toprağa, maruz kalan şeyleri temiz su ile iyice yıkamadan yenilmemesi ve sofraya oturmadan evvel ellerin gâyet temiz yıkanması da lâzımdır. Esasen elleri yıkamadan sofraya oturmak dinî ananelerimize de uygun değildir. Peygamber efendimiz sofraya oturmadan ve sofradan kalkınca ellerin yıkanmasını emir buyurmuştur. Bu gün hekimler de aynı tavsiye de bulunmaktadır. Binâenaleyh İslâmiyetin; hıfzı’s-sıhhayâ riâyet husûsundaki tedbir ve tavsiyelerini daima bir fikrî tebcîl ile yâd ve tatbik etmeliyiz. Çünkü fennin en son keşfiyâtı irfan dünyasının en derin âlimleri ve hekimleri de bugün aynı hakîkatleri tekrar, aynı tavsiyeleri îrâd etmekten başka bir şey yapmıyorlar. Azîz Cemâat! Her saâdetin başı sağlık, sağlığın başı da temizlik, mikroplara karşı da en büyük bir silahtır. Temizlik olmadıkça, ne hekim ne aşı ne ilaç bir iş görmez. Temizliğin önemine değinilen bu sözden şunu anlıyoruz. Ferdî ve içtimaî her husûsta temizliğe önem vermemiz, şehrimiz, köyümüz, evimiz, sokağımız, ocağımız, otağımız, bucağımız, rûhumuz, kalbimiz, vücûdumuz bütün yönüyle tertemiz olmalıdır. Buna ciddi bir ehemmiyet vermeliyiz. Her ferdin bu husûsa ihtimâmını, bütün âlemin tertemiz olmasını sağlar. Mukaddes kitabımız, Peygamberimiz, din büyüklerimiz de hep bunları emretmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de, “Ey Âdemoğulları her mescid için her namaz yeri için temizliğe bakınız. Her namaz kılacağınız vakit temiz elbiselerinizi giyiniz. Yiyiniz içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (A’raf, 31.) İşte bu Allah’ın bir emridir. Temizlik; insanın içini ve görünüşünü her türlü pislikten temiz bulundurmasıdır, îmânın yarısıdır. Peygamberimiz fakirlikten şikâyet eden zâta; “Temizliğe dikkat et ki rızkın bol olsun.” buyurmuştur. Velhâsıl, insanın kalbi temiz, bedeni temiz, elbisesi temiz, oturup kalktığı yer temiz, yiyip içtiği de temiz olacaktır. Temizlik îmândandır.

Ocak / 2007



Related Documents